IMF BAŞKANI TÜRKİYE İLE DALGA GEÇTİ

Türkiye'de bulunan IMF Başkanı Lagerde açıklamalarıyla adeta Türkiye ile dalga geçti. Lagerde "Türkiye'nin notunun gönlünde yüksek" olduğunu söyledi. Peki kredi derecelendirme kuruluşlarının gönlünde yüksek mi?

Yetkin Yıldız/Aktifhaber

Türkiye ile dalga geçiyorlar...

IMF Başkanı Christine Lagarde son dönemde kredi derecelendirme kuruluşunun tartışılacak kararları sonrası ilginç bir açıklama yaptı. Lagarde, "Türkiye'nin gönlümdeki notu yüksek" dedi.

IMF Başkanı'nın bu açıklaması yıllar önce Beşiktaş'ın Teknik Direktörlüğünü yapan Rasim Kara'nın sözlerini hatırlattı.


"GÖNÜLLERİN ŞAMPİYONU"

1996 Avrupa Şampiyonası sonrası Fatih Terim Galatasaray'a, yardımcısı Rasim Kara da Beşiktaş'a teknik direktör olmuştu. O sene Galatasray şampiyon olmuştu. İkinci olan Beşiktaş'ın teknik direktörü Rasim Kara da "Beşiktaş'ın gönüllerin şampiyonu" olduğunu ilan etmişti.

Sonuç mu? Tabiki kupayı "gönüllerin şampiyonu"na değil, birinci olan takıma, Galatasaray'a verdiler. Rasim Kara da takımdan gitti.

Bu anektodu anlatmamızın nedenine gelince... Erdoğan'ın başkanlığında bugün gerçekleştirilen 7'nci Yatırım Danışma Konseyi toplantısına katılmak üzere İstanbul'da gelen IMF Başkanı Lagerde, "Bugünlerde S&P'nin yerinde olmak istemezdim. Majeste gibi onay makamı değilim ama gönlümdeki notunuz çok daha yüksek" ifadelerini kullanmış...

FAİZLERİ GÖNÜLLERDEKİ NOTA GÖRE AYARLAMIYOR

IMF Başkanı'nın gönlündeki notumuz yüksek ama ekonomi de reel değerler üzerinden yapılıyor. Hiçbir kurum, hiçbir kuruluş, hiçbir ülke borç verirken gönüllerdeki nota göre faiz oranını belirlemiyor.

Kredi derecelendirme kuruluşlarının notları borçlarnırken faizleri de ülkelere yapılan yatırımlarını da etkiliyor.

Hal böyleyken IMF Başkanı'nın "gönüllerin şampiyonu" tadındaki söylemlerinin ekonomik hiçbir geçerliliği yok.

Ki bu konuda çok sayıda yazı kaleme alan ve kredi derecelendirme kuruluşlarının "not artırımı konusundaki çifte standartlarını" deşifre eden yazarlardan Süleyman Yaşar da bu konuda bizlere hak verecektir.

Çünkü o faizler Türk halkının cebinden çıkıyor, Türkiye'ye yapılması gereken yatırımlardan kısılarak ödeniyor.

YA GELMESEYDİ

İşin diğer bir tuhaf tarafı da şu. IMF Başkanı Ali Babacan'la görüşmesi sonrası, gördüğü rakamlara ikna olmuş ve Türkiye'nin 2012 büyüme rakamlarını 2,3'ten 3,2'ye çıkardıklarını açıklamış ve şöyle demiş:

"Türkiye ile ilgili tahminlerimizi olması gerekenden daha düşük tuttuğumuzu gördük. Türkiye'nin büyümesiyle ilgili yanılmışız. Bu konuda Türk yetkililerle görüştük. Son olarak Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ile görüştüğümde, bazı rakamların geçmişi yansıttığını, gördüm. Babacan'ın anlattıklarından ikna olduk ve Türkiye'nin daha fazla büyüyeceği yönünde tahminimizi yukarı yönlü revize ettik"

IMF ülkelerini ekonomisini incelerken neleri dikkate alıyor? Objektif değerlendirme kriterleri yok mu? IMF Başkanı Türkiye'ye gelmese ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'la görüşmese Türkiye'nin büyüme rakamları yukarı yönde revize edilmeyecek miydi?

Büyüme oranlarına göre ülkelere yatırım yapan yatırımcılar da o zaman Türkiye'ye gelmeyecekti öyle mi?

Bakalım "gönüllerin şampiyonu"nun mucidine ekonomi yazarları bu yönde bir eleştiri yapacak mı? Göreceğiz...

AKTİFHABER

0 comments: